2018 Biterken, AŞ-İŞ daha da BETER...





?Eğer devamlı sulh isteniyorsa, kütlelerin vaziyetlerini iyileştirecek milletlerarası tedbirler alınmalıdır. İnsanlığın bütününün refahı, açlık ve baskının yerine geçmelidir?. Atatürk bu sözü 1935?te söylemiş. Daha ikinci Dünya Savaşı henüz ortada yok. Keşke 83 yıl önceki bu söz, başta Ankara ilgili her Başkentte, ?BİRİLERİNİN? başucunda uyandırıcı alarm sesi olsaydı! Nerede? Bağdat?tan, Şam?dan Paris?e kadar, patlayan bombaların, ateşlenen silahların, akan kanın-yanan canın arkasında, yığınların AŞ-İŞ derdi-çilesi var olmaya devam ediyor.
Savaşların ve terörün yok edilmesi için her ülkenin kendi içinde ve ülkeler arasındaki gelirin bölüşümünün, adalet duygularını dindirecek ölçüde gelişmesi gerekirdi. Hiç öyle olmadı. TÜİK?in Türkiye?mizde, Birleşmiş Milletlerin dünyada açıkladığı son bilgilere göre, gelir dağılımındaki adaletsizlik her yıl gittikçe artmaktadır. Ülkemizde özellikle 2000 krizinden sonra hızla düşen reel gelirler sonucu, açlık ve yoksulluğun en çok doğuda belirginleştiğini resmi istatistikler gösteriyor. PKK?nın asıl bu nedenden dolayı kitleler üzerinde propaganda baskısını artırdığını, etnik farklılığı bu gerekçeye dayandırarak istismar ettiğini gizli kamu raporları göstermişti. Güney sınırlarımızı yangına çeviren ve milyonlarca insanı göçe zorlayan nedenlerin başında da bu var.

Yıllar önce, Suudi Arabistan eski İstihbarat Örgütü Başkanı bir Prens BBC?de konuşurken, ?El Kaide?nin örgütlenme nedeni olarak asıl amacının, açlık ve baskıyı ortadan kaldırmak? olduğunu, Bin Ladin?in kendisine söylediğini açıklamıştı. Hatta ?bu amacın, Kuran?ın (İslamiyet?in) asıl emri? olduğunu, bunun için ?önce Afganistan?da eylemelere girişme? fikrini kendisine açtığını söyleyen Suudi Prens, haklı gerekçesi nedeni ile o günlerde ?Bin Ladin?i desteklediklerini? de açığa vurmuştu. İsrail, o kurak ve yoksul bölgede zenginleşirken, beraberinde Filistinlileri de yok saymasa ve batıdan aldığı yardım ve destek ile sağladığı ekonomik gelişmeyi o topraklarda beraber yaşadığı Araplarla paylaşabilse idi, bölge bugün kin-kan değil, barış bölgesi olabilirdi.

Benzer durum, Afrika?da, Asya?da daha da acı. Dünya Bankası'nın bir araştırmasına göre, 20 en fakir ülkenin ortalama fert başına milli geliri 1960-62 yıllarında 200 Dolar iken, 2000-02?de 250 Dolara ve 2016?da 515 Dolara çıkmış. Yani 56 yılda ancak 315 Dolar artabilmiş. En zengin 20 ülkede aynı süre içindeki artış ise, 25.000 dolar dolayında. Oysa her terör patlamasından sonra ?yarın sıra kimde? korkusu ile bir araya gelen Büyük Devlet Adamı geçinenler, yalnızca daha çok askerî ve polisiye önlemleri artırmaya, silah tüccarlarının servetini artırmaya devam ettiler ve ediyorlar. 

Topla- tüfekle-süngüyle Kurtuluş Savaşı kazanmış Asker Mustafa Kemal, kalıcı barışın ancak dünyada açlığın elbirliği ile ortadan kaldırılmasına bağlı olduğunu 83 yıl önce söylüyor ama? Anlaşılıyor ki, geçmişin gerçeğini bilmeyen Büyük ve Tek Adamların, Mustafa Kemal Atatürk?ü duymalarını beklemek boşunadır. Yine de sinirlenmelerine bakılırsa; son Paris caddeleri sanki birilerinin kulağına su kaçırmış gibi? 


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Bu makale 24.12.2018 07:21:26 tarihinde eklenmiş ve toplam kere okunmuştur.



Okuyucu Yorumları

Günlük Koronavirüs Tablosu