?Gölge Etmeyin? YETER





31 Mart Belediye Başkanları seçimine giderken herkesin gördüğü bir gerçek var; AK Saray (R.T. Erdoğan) propaganda stratejisini ?genel politika? üzerine planlamış. Ona göre başta kendisi, çevresi ve hatta ortağı Bahçeli?nin söylemi ve tavırları, Genel Başkan Kılıçdaroğlu ve CHP Üst Yönetimini, ülkenin iç dış konuları minderinde yaka paça oyuna getirmeye dönük. 
Elbette onların bu oyununu en başından beri gören CHP (Gen. Başk. Kılıçdaroğlu) oldu. O nedenle olacak ki, Beylikdüzü?nde hizmette başarılı olmuş bir adayı-Ekrem İmamoğlu?nu- İstanbul Büyük Şehir Başkan Adayı yaptı. Ankara?da da, düne kadar CHP?li olmayan Mansur Yavaş?ın aday edilmesinin nedeni de özellikle ?hizmet yarışı? anlayışını temsil ettiği içindir.

Bir ay öncesine kadar, Sosyal Demokrat Halkçı Partinin (SHP) 1989 başarısının baş sorumlularından biri olarak, hiç yoksa İstanbul, Ankara ve İzmir?de, büyük seçmen kitlesinin ilgisini çekecek düzeyde, Muharrem İnce gibi ünlenmiş adların aday gösterilmesinin, seçilme olasılığını artırır, görüşündeydim. Ancak, şimdi tam tersine, yukarıda sözünü ettiğim, gittikçe tırmandırılan saldırgan genel politika üslubunun karşısında, seçim ortamını olabildiğince yerelleştirmek ve ona uygun hizmet yarışını öne çıkaran adaylarla sandığa gitmenin, sonuç alma olasılığını artıracağını, görmeye başladım. Özellikle aday Ekrem İmamoğlu?nun ilk hafta ortaya koyduğu söylem ve gündeme getirdiği ilişki açılımı, seçmen indinde düzeyli bir albeni ve ilgi yarattı diyebilirim.

Görüşümün bu yönde değişimine, sözünü ettiğim 1989 seçiminde yaşadıklarımız da, etkili oldu; O seçimde Devlet Planlamadan Müsteşarım rahmetli Turgut Özal, genel politikada en ?forslu? dönemindeydi. İstanbul?da Bedrettin Dalan olağanüstü bir ün yapmıştı. Ankara?da, ana kent Belediye Başkanlığında bilinen ve güvenilir eski Bakan Mehmet Altınsoy vardı. Aydınlık içinde yatsın Erdal İnönü?nün Başkanlığında biz (SHP) İstanbul?da hiçbir beklentimiz olmadığı için merkez ataması yapmakta zorlandık ve oluruna bıraktık. Delegelerle yapılan önseçimde, Nurettin Sözen Hoca seçildi ve adayımız oldu. Seçimden bir gün önce Genel Sekreterim Deniz Baykal?la propaganda için beklentisiz gittiğimiz Kadıköy?den Ankara?ya dönerken Sözen Hoca kulağıma eğilerek, ?sizi mahcup edeceğim, ben bu seçimi aldım? dedi. Uçak gürültüsünden, Sözen?in ne söylediğini duymayan Genel Sekreterim sorduğunda, ?Nurettin Hoca hayal içinde, kazanacağını sanıyor?, dedim. 26 Mart 1989 akşamı İstanbul'da, Nurettin Sözen, Ankara?da yeni ve genç Murat Karayalçın başta olmak üzere, büyük şehirlerin tamamı ile birlikte 42 ilde Belediye Başkanlıklarını biz kazandık.

Liderler ve partiler, propaganda gündemini nasıl götürürse götürsün, eğer ?seçmenin gerçek gündemi (derdi-sorunu) Aş ve İş ise, sandığı o belirler? gerçeği, 1950?den beri her seçimde olduğu gibi, o 1989 seçiminde de yine yaşanmıştı. Hele ki, son bir yıldır halkın içine düştüğü ekonomik çıkmaz bu denli karardıkça, 31 Mart 2019 akşamı bu gerçek bir kez daha niçin yaşanmasın! Yeter ki, CHP Genel Başkanı ve yardımcıları, halkın bu aş-iş derdini bir yana bırakıp, Ak Sarayın tırmandırdığı (kurguladığı) genel politika ve kişisel suçlamalar gündeminin peşine takılıp, Ekrem İmamoğlu ve diğer yerel Adaylarımızın çabasını gölgelemesinler. 

not:Dilerim, 2019 haklı ve doğru yolda olanlar ve demokrasimiz için umutların yeşerdiği bir yıl olur. 


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Bu makale 31.12.2018 07:38:00 tarihinde eklenmiş ve toplam kere okunmuştur.



Okuyucu Yorumları

Günlük Koronavirüs Tablosu