Antropedagojik* açıdan Tek Adam ve Ülke




Suriye topraklarında yığınağı artırmak AK Sarayın tek başına verdiği karardı. Soçi mutabakatı geçersiz hale geldiği halde Partili Cumhurbaşkanı Putin?in üzerine giderek (dolaylı suçlayarak) İdlib yangınını kendisinin söndüreceğini sandı. Verilen onca şehidin -kanı yerde kalmayacak-diyerek NATO?dan (Avrupa?dan) sıcak destek isterken, aynı zamanda mültecilerin Avrupa kapısını açmak ta yine AK Sarayın kararıdır.
Bütçesiyle, güvenlik güçleriyle, yargısıyla ve istihbaratıyla sonunda tek elden yönetilen ülke, birinci dünya savaşından tam yüz yıl sonra ilk kez bu denli yalnızlık ve çaresizlik yaşıyor. Sanki devletin bütün kurumları, sorumluluk ve yetkilerini AK Saraya devretmiş? Parlamento işlevsiz, bakanlıklar sadece sekretarya. Ak Sarayın ?Savaş ortamı? dediği şu günde bırakın sıradan bir yurttaşımızı, sıcak gündemin içindeki sivil görevlilerin çoğu bile Genel Kurmay Başkanının adını bilmez durumda.
Yüz yıla yaklaşan demokrasi deneyimimizin kazanımları olan, halkın adına egemenliğin sorumluluğunu almış Meclis, bağımsız Yargı, laik demokratik Kamu Yönetimi (İcra) adeta tarihi birer anı gibi? AK Saray, TBMM?yi yok sayan, ?ben de seçildim? diyerek, millet adına ?temsili? ve devlet adına ?vesayeti? eline almış konumda.
Tam anlamıyla bağımlı yaptığı parti kadrosunun, hükümet üyelerinin, yazılı ve görsel yazar-çizerlerin (medyanın) düşünme, sorgulama ve karar alma hak ve sorumluluğunu tek başına ve tek elden üstlenmiş ve bunu da herkese kabul ettirme inadında. Dolaysıyla bireysel önyargıları ve sezgileri, bilinçaltı saplantıları ve kendince ilahî(!) duygularıyla, hak-hukuk ve ahlak anlayışına göre, kimi zaman ve yerde baskı, kiminde ödün ve ödül yoluyla, istediği sonucu almaya çalışıyor.
Ne var ki sonuç, ülke içerde ortasından ayrışmış, dışarda yapyalnız, yüz milyonluk bir ülke görünümünde. Ne yazık ki bu süreç, AK Saray?da erişilmez bir güce ulaştığına inanan Reis?in daha yolunun başında, laik demokratik cumhuriyetin yerine, hedefi olan çağdaş ve uygar dünyaya kökten zıt bir yaşamı zorlamak** emeliyle (emriyle) başladı.
Vesayeti eline geçirdiğinde şu sözü (vaadi) verdi: ?Hedefimiz dindar nesil yetiştirmektir?. İşte Milli Eğitim sisteminde gelinen aşama? Bilinçaltındaki hiç azalmayan baskın dürtü de, daha 1994?de bir TV kanalında açıkça itiraf ettiği, İslâm?ın mutlak şartı dediği, ?Şeriatın? banisi olmak.
Toplum felsefesi üzerine yapılan bilimsel araştırmalar şu gerçeği ortaya koyuyor; ?Tek Adam? haline gelmiş liderlerin kişilik (pedagojik-psikolojik-ruhsal) yapısını, çocukluk ve erginlik dönemlerinde aldığı aile, çevre ve okul eğitiminin niteliği belirler. Bu açıdan bakıldığında, AKP?nin kuruluşu ve sonrasında, eğitimleri, bilgileri ve deneyimleri ayrı (artı) olan Abdullah Gül, Bülent Arınç, Ahmet Davutoğlu, Ömer Çelik ve şimdilerde de İbrahim Kalın gibi kimlikler, O?nun o katılaşmış kişiliğini ve o değişemeyen gerçeğini niçin ve nasıl görmediler, göremediler ya da gördüler ise neden engellemeye çalışmadılar?
Çünkü bu kişiler ve çevresindeki diğerleri, antropedagojik açıdan farklı olsalar da, politik kariyer-amaç-hedef-bireysel yararları için Recep Tayyip Erdoğan?ı uygun (kullanılabilir-yönlendirilebilir) gördüler! Bazıları da, hala o hesap içindeler. Hem de, hepsinin ortak davası olan milli görüşün Lideri Necmettin Erbakan?ın, daha 1990?ların başında R.T. Erdoğan?la ilgili uyarılarını bile-bile?(İsteyen YouTube?dan izleyebilir)
Bütün bunları anımsatmamın nedeni, ülkenin karşı karşıya kaldığı olumsuz bu hali (savaş ortamını), bir-kaç kişiye ve onların sorumsuzluğuna indirgemek değil, bu gerçeği gördüğü halde bireysel çıkar için bu değirmene hala su taşıyan ?Günümüzdekilerin? de, elbet bir gün onların durumuna düşeceklerini, belgelemek (dosyalamak).
(*) Antropedagoji: Eğitim pedagojisi ile birlikte çocukların davranış sapmalarının nedenleri üzerinde durarak çözümler üretmeye çalışır.
 (**) ?Demokrasi bizim için amaç değil, hedefe ulaşma yokunda araçtır? Başbakan R.T. Erdoğan, 2004 Rize


 


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Bu makale 2.3.2020 08:15:24 tarihinde eklenmiş ve toplam kere okunmuştur.



Okuyucu Yorumları

Günlük Koronavirüs Tablosu