HAFTANIN SÖZÜ
Dünyanın en iyi fotoğraf makinesi en iyi fotoğrafı çekseydi, dünyanın en iyi daktilosu en iyi romanı yazardı.!..
DİLENCİ
İmam’la yolun ortasında muhabbet ederken para isteyen dilenciye: “Ben sokakta dilenen kimseye para vermem" dedi.
Dilencinin cevabı da çok güzeldi:
"Ne yani, sizden üç kuruş para koparabilmek için büro mu açacaktım...".
FELSEFE
Cahit’e “bu hafta neler var” deyince “kirpi” dedi .”Nasıl bir şey” diye sordum.
“Oku da gör” dedi..

SCHOPENHAUER’den KİRPİLERİN ÇELİŞKİSİ
Soğuk bir kış sabahı çok sayıda oklu kirpi, donmamak için birbirine bir hayli yaklaştı. Az sonra, oklarının farkına vardılar ve ayrıldılar. Üşüyünce, birbirlerine tekrar yaklaştılar. Oklar rahatsız edince yine uzaklaştılar. Soğuktan donmakla batan okların acısı arasında gidip gelerek yaşadıkları ikilem, aralarındaki uzaklık, her iki acıya da tahammül edebilecekleri bir noktaya ulaşıncaya kadar sürdü.
İnsanları bir araya getiren, iç dünyalarının boşluk ve tek düzeliğidir. Ters gelen özellikler ve tahammül edemedikleri hatalar onları birbirinden uzaklaştırır. Sonunda, bir arada var olabilecekleri, nezaket ve görgünün belirlediği ortak noktada buluşurlar. Bu uzaklıkta duramayanlara, ingiltere’de "keep your distance! / mesafeni koru" denir. Bu noktada, çevrenin sıcaklığını hissetme arzusu kısmen karşılanır ama, buna karşılık okların acısı hissedilmez.
KENDİ İÇ SICAKLIĞI ÇOK YÜKSEK OLANLAR; NE SIKINTI VERMEK, NE DE SIKINTI ÇEKMEK İÇİN, TOPLULUKLARDAN UZAK DURMAYI TERCİH EDERLER.”
Arthur Schopenhauer
ADALETLİ TAKSİM
Bizim Emin fıkra anlatırken düşündürmeyi de seviyor. Nasıl mı? İşte şekil 1A:
Bir arslan, bir kurt ve bir tilki ava çıkarlar. Bir geyik, bir koyun ve bir de horoz avlarlar.
Arslan, kurda:
- Şimdi bunları adaletle paylaştırıp sohbetimize tat ver.
Kurt: Ey cihân şahı, avcıların sultanı!.. Bundan kolay ne vardır... Geyik sizin, koyun benim, horoz da şu zavallı tilkinindir.
Arslan, gök gürlemesini andıran bir sesle kükrer. Kurdu, kan-revan içinde yere serer. Tilkiye dönüp, “tez sen üleştir” der.
Tilki: Ey yiğitler ülkesinin tek hükümdarı!.. Koyun sabah kahvaltınız, geyik öğle yemeğiniz, horoz ise sultanıma çerezdir.
Arslan: Aferin sana bu adaletli taksimi kimden öğrendin?
Tilki: Şu yerde yatan kurt kardeşten öğrendim.
Çıkan sonuç: Güçlü olanın haklı olduğu yerde, adaletten söz edilemez. DEDİ Mİ? KODU MU?
Birinci haberimiz:
Biga Ticaret ve Sanayi Odası bugün 17-18-19 Eylül’de yapılacak olan festival çalışmaları için kaymakam, belediye başkanı, belde belediye başkanları, birlik başkanları ve oda ve borsa başkanları ile birlikte toplanıp, herkes neler yapabilir konuşacaklar.
İkinci haberimiz:
İstiklal Caddesi, yol çalışmalarından dolayı araç trafiğine kapatılmıştı. Esnafın büyük bölümü araç trafiğine kapalı olduğu için, işlerinin düştüğünden şikayetçiydi.
BETERİN BETERİ
Hasan aga “beterin beteri var” dedi. Ben de “nasıl yani” deyince… İki kadın dertleşiyormuş.
“Sorma hayatım” demiş biri, “başıma öyle bir felaket geldi ki, anlatılır gibi değil.”
Hayrola, ne oldu?
Kocam yüzde 100 iktidar kaybına uğradı. Seks hayatım tamamen sona erdi.
Lafı öteki kadın almış:
- Güzelim, sen gene de haline şükret! Ya benim durumum? Benimki yüzde 300 iktidar kaybına uğradı!
Yüzde 300 lafını duyan birinci kadın itiraz etmiş:
- Hiç öyle şey olur mu ayol? Yüzde 100 kaybı anlarım da, yüzde 300 kayıp nasıl olur?
İkinci kadın anlatmış:
- Benimki geçen gün merdivenden iniyordu.
Birden ayağı kaydı, yere düştü.
Hem parmağını kırdı, hem dilini ısırdı!
ISINMA
Hayvan otlatırken Ali’ye sormuşlar:
-Küresel ısınma hakkında ne düşünüyorsun?
Bizim Ali cevap vermiş:
-Yav bırak Allah aşkına, abartıyorlar, sobanın sıcaklığını hiçbiri tutmaz...!
HAFTANIN BİLMECESİ
Sebahattin’in dükkana oturmaya gittim. Bir baktım ekip hazır. “Durun! Bilmeceyi almadan bir yere gidemezsiniz” dedim. Sebahattin benimle kafa yapamadan, Hasan’la İmam, Sebahattin’in çekmecede duran kağıdı aldı bana verdi ve kapıdan dışarı çıktılar. Bu da bir bilmece olur, nereye gittiler diye ama kolay bir bilmece olur. Biz asıl bilmecemizi soralım:
’’Uçurumun dibindesiniz bir elinizle küçük çocuğunuzu diğeriyle de büyük çocuğunuzu tutuyorsunuz eğer bir müddet daha böle kalırsanız üçünüz birden düşeceksiniz. Hangisinin elini bırakırdınız?’’
.YANITI HAFTAYA...
GEÇEN HAFTANIN YANITI
3. Çünkü her birine birer fare düşer.
|