Suriyeliler neden Türkiye`de?




Komşu Suriye devlet yönetimini devirmek, Suriye coğrafyasının bir bölümünü de Irak'ta kurdurulan Kürdistan devletine eklemeyi amaçlayan, batılı emperyalistlerin çıkarlarına uygun bir politika. Bu çabaları anlamayan kalmamıştır, sanırım. Avrupalı emperyalistler ise ABD liderliğine yaslanarak ve bölgedeki müttefikleri İsrail askeri gücü arkasına saklanarak, Ortadoğu'da kaos ortamı üretmek ve ardından pazarlık masasında oturmak gibi bir kolaycılıkla bunu yapıyor. ABD, İsrail lobi gücüyle belirlenen dış politikasıyla, Ortadoğu'da jandarmalığa bildik bileli hevesli. İsrail ise küçük siyasal dinci bir devlet olarak, Oradoğu'daki Arap devletleri ile batılı emperyalistlerin karşı karşıya geldiği kaos ortamında, yani bulanık suda, balık avlamayı son kırk yılda çok sevdi.

İsral'in kendi askeri gücü Araplara yetiyorken, savaş taşeronluğunu neden ABD'ye verdi?

Kuzeyde ABD'nin her dediğini yapan diğer bölge müttefiği Türkiye'yi keşfetti. NATO gibi çeşitli araçlarla, Türkiye'yi bu ittifakın Kara Kuvvetleri bölge gücü haline getiren ABD, İsrail'e "gel bu müttefiğimi sen de kullan" dedi. bu keşfini belki kendi yaptırdı, belki birlikte yaptıkları bir keşifti.

Öte yandan ABD, Jimmy Carter ile başlayan ve bugün hala süren yeni bir eğilime girdi. Kendi iç kamuoyu baskısı kaynaklı bu eğilim, ABD başkanlarının "Ben Ortadoğu'da askeri başarı kazansam bile, beni seçenlere ekonomik başarı olarak geri dönmüyor, aksine bir de kendi seçmenlerimin çocuklarını o bataklıkta telef ediyorum" tavrı takınmalarına yol açıyor. Bu eğilim dengesiz Trump ile artık öngörülebilir olmaktan da çıktı.

Suriye'de bugün gelinen nokta budur. Sorunun çıkışından beri başrolde oynamaya hevesli Türkiye, bölgesel liderlik hevesine kapılınca, suyu bulandıran bir başka güç odağı haline geldi. Irak deneyimi, ABD'nin Irak'ı "hal" edişi sonrası umutaları kırılan, eli boş çıkan Türkiye, Suriye'de benzeri bir hatayı yapmamalıydı. Bu yüzden ortak bakanlar kurulu toplantısı yapan Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad, bir anda yapıldı Esed. Dost ve kardeş idi, bir anda düşman ilan edildi ve Özgür Suriye Ordusu ortaya çıkarıldı. Bunların tümü, Irak'ta yaplan yanlıştan "nasılsa ABD kazanır" yanlış öngörüsü kaynaklıydı. Süreç içinde Bir ABD, İran/Rusya/Çin ittifakına yalpalama da günlü politika uygulamalarından başka bir şey olmadı. Bugün gelinen noktadaki "füze satmam", "anlaştığım füzeleri satın alırım" muhabeti de böye günübirlik muhabetlerden biridir.

Peki Türkiye'nin asıl derdi nedir?

Türkiye bölgesel lider olmak istiyor. Ortadoğu'nun yalnızca doğal kaynaklarına değil, öncelikle insan kaynağına ihtiyacı var. Kendi yurttaşına vermediklerini Suriyeli 4 milyon dolayındaki göçmene veriyorsa, sebebi budur.

Türk gençliği 18 yaşına kadar zorunlu öğretimde. Eğitimde demiyorum, ortada eğitim yok. Küçük ve orta ölçekli işletmeler yıllardır çırak bulamıyor ve işgücü kaynağını yitirdi. Tarım ve hayvancılıkta, kendi aile işletmesi bile olsa hiçbir zorunlu eğitim öğrencisi çalışmak istemiyor "ben öğrenciyim" diyor. Haklı, çünkü köyünde okul yok, taşımalı sistemle köyden çoktan koparıldı, köyde çalışabilecek zamanı da kalmadı.

Lisede okuyan her öğrenci, 2 yıllık ön lisanslar bile olsa, üniversiteye yönlendiriliyorar. Üniversitelerimizde şu anda 7,5 milyon genç gizli işsiz olarak bulunuyor. Mezun olanların sayısını kimsenin doğru bilme olanağı yok, akın açıklanan istatistiklere inanmayın. İş aramaktan bunalıp vazgeçen gençler, aile mirasını tüketmekle meşgul gençler, vs.iş bulmuş gibi sunuluyor.

Sanayi işçi bulamıyor. Gelişen hizmet sektörü işçi bulamıyor. Tarım ve hayvancılık işçi bulamıyor. Ticaret sektörü işçi bulamıyor. En düşük işçi maliyeti 4 bin lira. Haberlerde sıkça rastladığımız "7 bin liraya çoban bulunamadı" magazin değil, toplumsal gerçeklik haberleriydi. Halkımız u gerçeği bile göremedi.

Şimdi hükümet gerileyen üretimini en azından durağan hale getirmek için 500 liraya çalışabilen Suriyelileri istiyor. kendisi de destek vererek, sessizce sektörlerin alt eleman ihtiyacını ve hatta ara eleman ihtiyacını karşılıyor.

Siz bakmayın Suriyeli istemeyen küçük azınlığa veya abileri "höt" deyince susan büyük çoğunluğa. Bilgisizce bir tepki içindeler. Suriyeliler artık veli-i nimetimizdir. Devletimizin bekası için olmazsa olmaz olarak seçilmişlerdir. Tıpkı 2. Dünya Savaşı sonrası Almanya'nın yeniden inşaası için;, bizim, dişlerine bakılarak işçi diye alınan yurttaşlarımız gibi.

Acıtcı oldu, ama acıtmadan da gerçeğin ta kndisi gündeme getirillemiyor.


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları

Günlük Koronavirüs Tablosu