ÜÇ HABER VE…CHP?




Birincisi laik demokratik cumhuriyetin kurucusu ve 6 okun çağdaş partisi CHP’nin yeni Genel Başkanı Özgür Özel’in yaşamsal bir yerel seçim öncesi HEDEP Yönetimi ile yaptığı görüşme ve Diyarbakır Valisinin Şeyh Said vakasıyla ilgili açıklamalarının, yerinde ve gerçekçi olduğunu belgeleyen haber.

İkincisi, Ekrem İmamoğlu’nun “değişim” söylemi ile eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı açtığı liderlik kampanyasını, (İstanbul Adaylığını ilan ettiği halde),  ülke sathında sürdürüyor olması. Ve adeta -yeni Genel Başkanı da ben seçtirdim dercesine-  önemli il ve ilçelerde aday belirlemede ve diğer partilerle ilişkilerde kendisini “en etkili ve yetkili” gösterttiği yazılı ve görsel haberler.

Üçüncüsü, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Ankara ve İstanbul’dan sonra İzmir’de de, kendi ve yakın adamlarının beklediği -31 Mart 2024 yerel seçim yenilgisi- sonrası geri dönüş için hazırlık ofisi açtığı haberi.

Önce, ilk kez kendi çağırdığı kurultayda Genel Başkanlıktan gönderilen Kemal Kılıçdaroğu’nun şu gerçeği kabullenmesi gerekir;  13 yılda, başta 6’lı Masa olmak üzere yurt içinde ve dışında yaptığı ve çoğunu partiden değil, evinden (Tek Başına) sürdürdüğü söylem, eylem ve kararların, CHP’nin temel ilke, amaç ve hedefleri ile çeliştiği, artık parti ve ülke politik tarihinde belgelenmiştir..

Bu gerçeğe ve AK Partinin tam anlamıyla “karşı devrimine” rağmen, 14 Mayıs 2023 seçimine giderken -Emek En Yüce Değerdir- inançlı (çalışan) kitlede CHP’ye karşı hala bir umut ışığı vardı.

Ancak CHP Üst Yönetiminin görünür gerçeklere gözünü kaparcasına yaptığı yanlışlar yüzünden, yitirilen seçimin ertesi günü CHP’de başlayan iç tartışma, bütün umutları soldurdu.

Yine de, CHP’nin temelindeki o güçlü filiz, sanılandan daha erken uç verdi; 1973’den beri çok kez yaşadığım parti içi benzer bunalımlarda olduğu gibi Örgütün İnançlı ve Özgüvenli Tabanı 38. Kurultayda bir kez daha ayağa kalktı ve halkın sönen umutlarını yeniden yeşertti.

Giden Genel Başkan kişisel olarak elbette, meslekte kariyerli, söylemde solcu ve dürüst bir kişiydi. Partinin kendinden önceki Genel Başkanının kişisel zaafları yüzünden CHP Genel Başkanlığına (kendinin bana ilk gün söylediği gibi) “rastlantı sonucu” geldi.

Üstelik ülke siyasetinin üzerine 21 yıldır çöken bu ağır kara buluta karşı (din-ırk-mezhep ve alt kimliklerin hâkim olduğu) politik savaşımı kazanmak için çok daha siyasi birikimli ve partinin her düzeyde demokratik gücünü hak etmek gerekirdi.

İst. Bel. Başkanı İmamoğlu’na gelince; 1989’da İstanbul’da (iki gün önce yüzde 70 oranda kazanıyor gözüken) Bedrettin Dalan’ın karşısına Başkan Nurettin Sözen aday olduğunda önseçimle gelmişti. Ankara’da Murat Karayalçın, İzmir’de de Yüksel Çakmur önseçimle geldiler.

Ben 1974’den beri 2002’ye kadar, parti üst yönetiminin bütün yerel seçimlerinde görev ve yetki almış, dolaysıyla birikim-deneyim kazanmış bir CHP’liyim. Şu son cümlemden Değerli Başkan Ekrem İmamoğlu’nun kendisine lütfen ders çıkarmasını diliyorum

Elbette tüm laik demokratik cumhuriyet sevdalılarının artık tek beklentisi ve dileği, başta İstanbul olmak üzere, 31 Mart 2024 belediye seçimlerinde bir kez daha AK Sarayı sandıkta yenmektir. Bunun için de yeni Genel Başkan Özgür Özel’in kimsenin gölgesinde kalmadan CHP’nin lideri olarak, halkın gerçek gündemi Aş-İş derdini ülke gündemine hâkim kılması gerekir.

Yeter ki, umutla geldiği CHP Genel Başkanlığı halkta karşılık bulan Özgür Özel’in bu ilk seçim savaşımında liderlik imajına hiç kimse gölge düşürmesin. Öncelikle her düzeyde parti örgütü ve büyük şehir adayları başta olmak üzere il-ilçe başkan ve meclis adaylarının tamamı, O’nun asla önünde değil, arkasında bütün güçleriyle ve güvenle destek olmalıdır.


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları

Günlük Koronavirüs Tablosu